12 Aralık 2009 Cumartesi

AFORİZMALAR'DAN ÖRNEKLER


Aforizma isim (afori'zma) Fransızca aphorisme Özdeyiş.

Aforizma, çeşitli konularda kesinlikle bilinmesi gereken kural ve özellikleri birkaç kelime ile öz ve âhenkli olarak anlatan cümle, bir çeşit vecize veya bir slogandır. Sözcüğün kökeni Latince'deki "aphorismus" sözcüğünden gelmektedir.
Kelime anlamı özdeyiştir ancak günümüzde geniş zamanla çekilen TV dizilerinde ve köşe yazarlarının ortaya attığı her derin anlamlı cümle aforizma muamelesi
görmektedir. Aforizma derin anlamı olan geniş duygu ve anlatıların tek ve sloganımsı cümle şeklini almış halidir yani derin duygu tasvirleri ve onlarca kelimeyle ifade edilmeye çalışılanın tek solukta çıkmasıdır.
Aslında aforizmanın tanımını da yine aforizmaları ile de ses getiren Friedrich Wilhelm Nietzsche yapmıştır:"Benim arzum başkalarının bir kitapta anlattığı şeyi, on cümlede anlatmaktır."
Aforizma bir form olarak neredeyse bütün disiplinlerle dirsek temasındadır. Mesela bir Schopenhauer, Nietzsche, Cioran, kimi zaman felsefi kimi zaman şiirsel kimi zaman da edebi yönü baskın olan aforizma yazarlarıdır. Lichtenberg ise yer yer bir düşünür edasıyla tespitler ortaya koysa da, aforizmalarının büyük bölümünü eğitimle ilgili temalar oluşturur. Genel anlamıyla aforizmayı düşündüğümüzde ise, filozofların neredeyse tamamına yakınından bir iki söz, motto bulmak olası olduğu gibi, günümüzde edebi metinlerde ve romanlar da sık sık kullanılan bir formdur. Ayrıca aforizma irdelemez, imler.



Doğru yol gergin bir ip boyunca gider; yükseğe değil de, hemen yerin üzerine gerilmiştir bu ip. Üzerinde yürünmek değil de, insanı çelmelemek içindir sanki.

________________________________________

İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet'ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ama beki de belli başlı sadece bir günahları var: Sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötürü geri dönemiyorlar.
________________________________________

Belirli bir noktadan sonra geri dönüş yoktur. Bu noktaya da erişmek gerekir.
________________________________________

Bir elmanın birbirinden farklı görünüşleri olabilir: Masanın üstündeki elmayı bir an olasun görebilmek için boynunu uzatan çocuğun görüşü ve bir de, elmayı alıp yanındaki arkadaşına rahatça veren evin efendisinin görüşü.
________________________________________

Sonbaharda bir yol gibi: Temiz pak süpürüyorsun, sonra bir yol bir kez daha kurumuş yapraklarla örtülüyor.
________________________________________

Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı.
________________________________________

Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.
________________________________________

Olumsuz davranışlarda bulunmak bizden istenir, olumlu davranışlar ise zaten bizimdir.
________________________________________

İyi, bir bakıma rahatsızlık vericidir.
________________________________________

Kötüye taksit taksit ödeme yapılamaz, oysa hep böyle yapılmaya çalışılır. (S.)
________________________________________

Kıyamet Günü'nü böyle adlandırmamızın nedeni ancak bizim zaman kavramımızdır; aslında o bir tür sıkıyönetim mahkemesidir.
________________________________________

Dünyadaki uyumsuzluk, şükür ki sadece sayısal bir uyumsuzluğua benziyor.
________________________________________

İlerlemeye inanmak henüz bir ilerleme olduğuna inanmak anlamına gelmez. Yoksa bu, inanmak için yeterli olmazdı.
________________________________________

Bu dünyada hemcinsini seven kimse, dünyada yalnızca kendisini seven kimseden ne daha çok ne de daha az hata yapmaktadır. Sadece geriye bir soru kalıyor ki, o da insanın hemcinsini sevip sevemeyeceğidir.
________________________________________

Gerçeklerin peşinden paten kaymayı yeni öğrenen acemi biri gibi koşuyor, üstelik bir de yasak yerde egzersiz yapıyor.
________________________________________

Ev halkını koruyan tanrıya inanmaktan daha keyif veren ne olabilir!
________________________________________

Kendini insanlığa bakarak sına. Şüphe edeni şüpheye, inananı inanca götürür bu.
________________________________________

İnsanlarla iç içe olmak, insanı kendini gözlemlemeye götürür.
________________________________________

Günah her zaman açıktan açığa gelir ve anında duyularla kavranabilir. Kökleri üzerinde yürür ve tanınmak için sökülüp çıkarılması gerekmez.
________________________________________

"İnanç yoksunu olduğumuz söylenemez. Sadece yaşıyor olmamız bile, tüketilemeyecek bir inanç değeridir."
"Neresindeymiş bunun inanç değeri? Yaşamamak elde değil ki?"
"İşte inancın insanı çıldırtacak kadar büyük gücü, bu 'elde değil ki' dedir, bu olumsuzlamada açığa vurur kendini."
________________________________________

İnsanların birlikteliği şuna dayanır: İnsan, kendi varlığının gücüyle aslında kendi içlerinde yadsınamaz olan başkalarını yadsıyormuş gibi görünür; bu da o insanlar için tatlı ve rahatlatıcı, ama gerçeklikten ve dolayısıyla süreklilikten hep yoksun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder